EĞİTİMDE GELİŞME VE TEKNOLOJİNİN YETİŞTİRİLMESİ GEREKEN KUŞAKLARIN ÜZERİNDEKİ ETKİSİ -2004

Gelecek kuşakların yetişmesinde rol oynayan önemli etkenlerden birisi de yeni donanımlar, güçlü yazılımlar, internete dayalı araçların ve hizmetlerin hızla yayılmasıdır. Eğitimcilerin, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek öğretim içerik ve planlamasını yapmaları; eğitim kurumlarını güncel tutmaları ve bu sayede de yeni teknolojilerin öğrencilerine sunulmasını sağlamaları gerekmektedir. Teknolojik gelişmelerin doğal bir sonucu da velilerin, eğitimdeki rolünün yeni bir yapıya sahip olmasıdır.

Bugün artık teknolojinin eğitimde kullanılması değil, “Öğrenciye en iyi şekilde yardımcı olmak için teknolojinin nasıl kullanılması gerektiği” tartışılmaktadır.

Microsoft, eğitim kurumlarına destek olabilmek için bu yeni teknolojilere ve gelişim süreçlerine destek vermekte, Windows ailesini geliştirmekte, web hizmetleri, işletim sistemleri, yazılım geliştirme araçları alanlarında yatırım yapmaktadır. Modern eğitim altyapısının oluşturulabilmesi, eğitime her zaman her yerden ulaşılabilmesi ve teknolojinin eğitim kurumlarının sınıf ortamlarına ve idari yapıya entegre edilebilmesi için Microsoft, geliştirip sunduğu ürünler, oluşturulan program ve ortak çalışmalarla eğitimcilere destek olmayı amaçlamaktadır.

 

“Microsoft olarak, bilgi teknolojilerinin en önemli kullanım alanının eğitimin geliştirilmesi olduğuna tüm kalbimizle inanıyoruz.”

Bill Gates  

EĞİTİM ORTAMININ SAĞLANMASI VE ÖĞRENCİNİN EĞİTİM GÖRDÜGÜ ALANLARIN GENİŞLETİLMESİ

Bilindiği üzere eğitimin başladığı tarihlerden bu yana her zaman akademik gelişmeler ve akademik kaynakların sağlanması ve daha fazlasının bulunması gerekli olmuştur. Bu kapsamda çeşitli materyaller toplanmış ve gerek yazılı gerek basılı dökümanların toplandığı öğrenim kütüphaneleri kurulmuştur. Zamanla yazı olan eğitim materyallerinin yetmediği görülmüş ve uygulama alanları ve uygulama materyalleri sağlanmaya başlamıştır. Eğitimin temeli sağlanan kaynaklarla eş güdülmeye başlanmıştır. Şimdiki eğitim kurumlarında tüm bu materyaller yer yer zaman içinde daha çabuk araştırma ve kaynak ulaşımı sağlamak fikreyle elektronik ortama aktarılmaya başlanmıştır. Materyallerin elektronik ortama aktarılması sonucunda hem bu materyaller kopyalanarak yada paylaşılarak aynı anda bir çok ortamda kullanılma imkanına kavuşmuş hemde arama ve bulma zamanı ve paylaşımla eş güdümsel olarak aynı anda ulaşma ve örnekleme imkanı daha çok artmıştır. Öğrencilerin önlerinde bulunan elektronik cihazlar sayesinde aynı örnek ve anlatımlar her öğrenciye aynı anda ulaşma becerisine kavuşmuştur. Örneğin eskiden bir kaynak kitap öğrencileri tek tek dolaştırılıp zaman kaybedilirken şu anda istendiğinde elektronik olarak tüm öğrenciler tarafından aynı anda kullanılarak aktif ders zamanı rahatlıkla artırılma imkanı bulunmaktadır.

KAYNAKSAL PAYLAŞIMLA EN ZENGİN BİLGİ YOĞUNLUĞUNA ULAŞIM

Eğitim zaman içinde paylaşım olarak seyahatlerle veya çeşitli kurumların kaynaklarına ziyaretlerle elde edilmek yolundan çıkmıştır. Her ne kadar kitaplar hala eğitim alanında hükümdarlıklarını sürdürselerde kaynaklar daha hızlı paylaşım ve daha zengin içeriklerin kolay edinilmesi nedeniyle elektronik ortamlara taşınıyor. Her eğitim kurumunun kendini lider veya iyi duruma getiren bir eğitim politikası ve eğitim biçimi olduğu gerçektir. Her alanda gerekli kaynaklarıda en çok kendi bünyesinde bulunan kişilere sağlayabilmektedir. Yani her öğrenci en iyi kendi okulunun kaynaklarından ve eğitim imkaanlarından yararlanabilmektedir. Ama bizim düşüncemiz her zaman kaynakların bir araya getirilip paylaşılması ve bu nedenle hem eğitim seviyesinin artırılması hemde globalleşerek yerel kültürel değerlerle zenginleştirilmesidir. Her okuldaki öğrentmen ve verdiği eğitim , ders notları ve ödev derinliği farklıdır. Her öğretmen  gittiği her okulda yaklaşık olarak aynı dersleri vermekte değişiklikler uygulamaya yönelik olsada teoremler ve bilgi çekirdekleri her zaman aynı olmaktadır. Burda dersi ve uygulamayı değiştiren eğiticilerin verdikleri ödevleri öğrencinin becerisi ile verdiği cevap niteliğindeki sonuçlardır. Genellikle tüm öğrencilerde belirli kaynaklara baş vurmakta ve bunları kullanmaktadırlar. Ama öğrenciler aynı veya yaklaşık ödevlere diğer öğrencilerin verdikleri yanıtlarla yola çıkmaları halinde, her konu değişik veya daha zengin bir içeriğe sahip olabilir. Yani akademik her alanda olduğu gibi öğrencilere de kendi aralarında veya başka ülkelerdeki kişilerle paylaşım olanağının verilmesi öğrenciler arasında genişlemesi muhtemel bir iletişime ve sonuca daha çabuk ulaşıma neden olabilecektir. Paylaşım aynı zamanda insane toplumlarının birleşimine ve global bir barış ve dosluk platformunun oluşmasına neden de olacaktır.

EĞİTİM VE ÖĞRENCİ BİRLİKTELİKLERİNİN SAĞLANMASI

Paylaşımların her zaman çağımızın kurulduğu zamanlardan beri devam etmektedir. Paylaşımlar ilk başta ailelerin, arkasından yerel toplulukların ve daha sonar ülkelerin oluşmasını sağlamıştır. İnsanlar bu paylaşımlarla kültürlerini oluşturmuş ve kendi sınırlarını çizmişlerdir. Zamanımızda ise paylaşımlar sınırları kaldırmak için globalleşme kapsamına girmektedir. Bunun en büyük ve en etkin örneği ise internet ve bilişim sektörüdür. Gerek eğitim gerekse ticari alanlarda kaynakların en hızlı ve verilmi kullanılması, en iyi hizmet verilmesi için bir ülkede icad edilen bir ürün hemen diğer ülkelere tanıtılmakta ve Pazar oluşturulmaktadır. Yani her ülke kendisinin en iyisini verirsin başkalarının en iyisini almak ve kendini geliştirmek yoluna gitmektedir. Eğitimde aslına bakılırsa bu zincirin bir halkasıdır. Özellikle Özel Eğitim Kurumları dünya çapındaki en iyi öğretmen ve kaynakları kendi bünyelerinde bulundurmak için çalışır. Bizde kendi kaynak zincirimizi oluşturmak zorundayız. Biz kaynakları seçerken en iyileri bünyemizde toplamak zorundayız ve bize kazandırdıklarını öğrencilerimize sunmak için her zaman bir şekilde bünyemizde tutmalıyız.Ama bu durumda sağlayacağımız eğitmenler tüm eğitmenler veya kadromuzdan fazla olmayacaktır. Bu nedenle diğer okullarında sahip oldukları kaynakları bir şekilde paylaşmak, kendi kaynaklarımızıda onlara açık tutmak yoluna gidebiliriz. Yani okulumuzda kadromuz dışında maliyetsiz olarak diğer okul öğretmenlerini barındıramasak bile onların kaynaklarını barındırma imkanını oluşturmamız gerekir. Onların eğitim ve yaklaşım tarzlarınını, düşüncelerini, bilgi dağarcıklarını bundan öte öğrencilerimize ve kurumumuza kazandıracaklarımızı burda maliyet ve zaman avantajlarını kullanarak elde etmek gerekir.

ÖNEMLİ SORUN !

KAYNAKLARIN TOPLANMASI, BİRLEŞTİRİLMESİ VE EĞİTİMİN KOORDİNE EDİLMESİ

Aslında tüm bunların olması güzel düşünce …. Ama gerçel olarak bakılırsa büyük bir planlama , çalışma ve yönetim gerektiren bir konu. Buna karar verilmeden once her proje başlangıcında olduğu gibi kazandıracakları ve kaybettirecekleri iyi gözden geçirilmeli ve planlamasının iyi yapılması gereklidir.

  1. KAYNAKLARIN TOPLANMASI : Kaynakların toplanması her zaman bünyesel olara mümkün olmuştur. Okul içi kaynakların toplanmasında ve paylaşılmasında (ki bunun için elektronik ortam gerekmeyebilir bile) en basit programlar bile kullanılabilir. Biz şu anda Moodle’I kullanak devam ediyoruz. Akademik departman tarafından okul içindeki ihtayaçlarımızı karşılayacak düzeyde bir program olarak nitelendiriliyor. Ama globalleşme konusuna girildiğinde ve diğer okulların kaynaklarına sahip olma ve onlarla paylaşım söz konusu olduğunda global bir yapı tercih edilmek durumuna gelinmektedir. Bunu Microsoft ile yapılan görüşmelerden de açıkça anlıyoruz. Bir çok ülkede (mısır,Pakistan,amerika, çin vb.) bu tür projeler geçen senelerde başlatılmış ve bu alanda Microsoft Share Point Portal Server ve daha önemli bir akademik yazılım olan Class Server 3.0 kullanılmaya başlanmış ve projelerin aşamaları başarıyla tamamlanarak devam etmektedir. Bizim ülkemizde ise böyle bir yapı henüz oluşturulmamış bu yapıda üniversite düzeyinde İstanbul Teknik Üniversitesi geçen sene çalışma başlatmıştır. High School kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2005-2006 yılında geçmek için Microsoft ile anlaşma yapılmıştır. Bu proje her okula açık durumdadır. Ama bundan önemlisi kapsama bağlı olarak her ülkeden bir okul uluslar arası paylaşımda ülkesini temsil etme görevini taşıma onuruna sahip olmatadır. Microsoft ise özel okullar kapsamında planlama, kurulum ve yurt dışına kaynak açımı, kaynak paylaşımı konusunda Amerikan Robert Koleji’nin bu görevi yerine getirebileceğini ve Bilgi İşlem Servisi olarak bu yükü taşıyabileceği kanaatindedir. Bu konuyla ilgili kaynaklar bizin onayımızdan sonra Microsoft tarafından %100 olarak açılacaktır. Şu anda RC Microsoft dalında diğer okullardan farklı olarak Microsoft İstanbul, Microsoft Ankara ve Microsoft İzmir’den direct olarak sınırsız ve yönetim düzeyinde destek alabilmektedir. Bu proje onayından itibaren , gerekli lisansların ödemeleri konusunda ferağgat edebilecekleri, ve diğer konularda da gerekli yurt içi ve yurt dışı desteği tam olarak verebilecekleri bildirilmiştir. Tüm bunların dışında gerekli elemanların eğitimlerinin sağlanacağı, daha ileri gidilerek RC’nin Akademik Eğitim Kurumu Olarak diğer okulların eğitim ihtiyacını karşılamak kapsamında tüm Akademik Eğitici Sertifikasyonlarının ücretsiz sağlanacağı sözü verilmiştir. Bu durumda Class Server’in 2005-2006 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın bünyesinede girileceği düşünülürse Türkiye’deki tüm okullarındaki eğitim görevlilerinin eğitimlerin RC’den alması ve RC’nin eğitim sektörü için bir buluşma noktası haline getirilmesi imkanı karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar bunlar şu an konuşuluyor ise de bunların oluşması zaman, planlama ve özveriye dayalı bulunmaktadır.
  2. KAYNAKLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ : Her zaman belirttiğim gibi Bilgi İşlem Depatmanı, Akademik Departmanı en iyi eğitimin verilmesi için gerekli kaynak ve şartları oluşturmak görevini taşır. Biz bu projeleri ne kadar geliştirmek istesekte, projelerin devamlılığının sağlanması ve kaynakların en faydalı şekilde toplanak koordine edilmesi Akademik Departmanın katkılarıyla sağlanacaktır. Biz etik olarak yanlızca bunları kontrol etmek ve hataları düzeltmek yada düzeltilmesi için uygun kaynakları bulmak sorumluluğunu üstelenebiliriz.
  3. EĞİTİMİN KOORDİNE EDİLMESİ : Tüm kaynaklar toplandıktan sonra eğitimlerin koordinasyonu ve kaynakların öğrencilere sunulması gerekmektedir. Bu konu ise Akademik Departman’da aktif , halkla ilişkiler özelliğini taşıyacak statüde bir elemana ihtiyaç doğurmaktadır. Çünki gerekli materyallerin alınması okullarla aramızdaki ilişkilere ve sağlanacak bağlara bağlı olacaktır. Bu nedenle Akademik Personelin Sürekli okullarla ilgilenmesi, kendi bünyemizdeki öğretmen ve öğrencilere danışmanlık yapması ve Bilgi İşlemle Birlikte Koordineli raporlar hazırlayarak Ülkesel Bir Sistemin devamlılığını oluşturması gerekebilir. İlk zamanlarda okul ziyaretleri ve bilgi bütünlülkerinin araştırılması ve katılacak okulların Bilgi İşlem Tarafından oluşturulacak kural ve yeterliliklere uygunluğunun tespiti gerekecektir.

24.Ağustos.2004